Akıllı Gözlükler ve Yapay Zeka Mahkeme Salonlarında Yeni Hukuki Sorular Doğuruyor

Calendar Icon18.08.2026

Akıllı Gözlükler ve Yapay Zeka Mahkeme Salonlarında Yeni Hukuki Sorular Doğuruyor

İngiltere ve Galler’de Meta’nın akıllı gözlüklerinin mahkeme ve tribunal binalarında yasaklanması, ilk bakışta oldukça spesifik bir teknoloji haberi gibi görünebilir. Ancak bence bu gelişme hukuk sistemlerinin yakın gelecekte çok daha sık karşılaşacağı önemli bir soruna işaret ediyor.

HM Courts & Tribunals Service, kamera ve ses kaydı özelliklerine sahip bu cihazların mahkeme binalarına alınmaması yönünde bir uygulama benimsedi. Gerekçelerin başında izinsiz görüntü ve ses kaydı, mahkeme güvenliği ve yargılamanın bütünlüğünün korunması geliyor.

Mahkemelerde kayıt yasağı zaten var. Asıl yeni olan teknolojinin giderek daha az görünür hale gelmesi. Bir kişinin telefonunu çıkarıp kayıt yaptığını çoğu zaman fark edebilirsiniz. Akıllı gözlüklerde ise kamera, mikrofon, hoparlör, bağlantı özellikleri ve yapay zeka desteği sıradan bir aksesuarın içine yerleşmiş durumda. Bu nedenle artık daha önemli bir soru ortaya çıkıyor. Karşımızdaki kişi dışarıdaki biriyle veya bir yapay zeka sistemiyle gerçek zamanlı olarak iletişim kuruyor olabilir mi?

Mart 2026’da İngiltere High Court tarafından verilen UAB Business Enterprise v Oneta Limited [2026] EWHC 543 (Ch) kararında, çapraz sorgu sırasında akıllı gözlük kullanan bir tanığın dışarıdan gerçek zamanlı yardım aldığı tespit edildi. Mahkeme, bunu tanığın güvenilirliği ve yargılamanın bütünlüğü açısından son derece ciddi değerlendirdi.

Giyilebilir teknolojiler geliştikçe mahkeme salonunda kimin veya neyin gerçekten bulunduğunu belirlemek zorlaşıyor. Tanığın üzerindeki bir cihaz soruları analiz edebiliyor, dışarıdan bilgi aktarabiliyor veya cevap üretmesine yardımcı olabiliyorsa konu doğrudan delilin güvenilirliği ve adil yargılanma süreciyle bağlantılı hale geliyor.

Üstelik bu mesele mahkemelerle sınırlı kalmayacak. Tahkimler, şirket içi soruşturmalar, sınavlar, iş görüşmeleri, müzakereler ve gizlilik gerektiren toplantılar da benzer sorularla karşılaşacak. Bu nedenle İngiltere ve Galler’deki uygulamayı belirli bir ürüne yönelik basit bir yasak olarak görmemek gerekiyor.

Akıllı gözlükler bu soruyu bugün mahkeme salonlarına taşıdı. Yapay zeka destekli giyilebilir teknolojiler yaygınlaştıkça aynı tartışmayı çok daha fazla alanda göreceğiz.